M.Cemal Ciftciguzeli


Dört Kıtada Fabrikaları Olan Bir Kilisli
 
M. Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ
 
Mustafa Nurdoğan Kilis’ten mektep arkadaşımız.
Kilis Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul’da Yıldız Teknik Üniversitesi’nin elektrik bölümünden mezun boldu.
Hep muhafazakâr dünya görüşüne sahipti. Fen bilimleri merakı onu elektrik mühendisi yapıvermişti. Köyden Kilis’e nasıl geldiğini, okumak için nasıl mücadele ettiğini, İstanbul’daki zor şartları hep yendi ve unutmadı.
Mezun olunca da iş şipşak hazır falan değildi.
BİRİKİM KAZANMAK
Dünyayı yeniden okumaya baktı. Bakınca da içinde fıkır fıkır kaynayan yeni bir heyecan belirdi. Bazı arkadaşları haset ve kıskançlıktan, bazıları taşralı olmasından, bazıları görüşünden dolayı terk etti Mustafa’yı. Aynı fikrin muzdaripleri olarak da yakınlarından darbe yedi. Ama moralini bozmadı.
Bir müddet Ankara’da kaldıktan sonra, Adapazarı’na yerleşti. Yetmedi Avrupa’ya açıldı, mesleğini geliştirdi, yeni teknolojiyi takip etti, yabancı dilleri öğrendi. Sonra Adapazarı’na yeniden döndü.
“İYİMSERLİĞİN GÜCÜ”
70’li yılların ortasında genç bir müteşebbis olarak kolları sıvadı. Alan Loy McGinnis’in “İyimserliğin gücü”nü okudu. Özsaygıyı oluşturmaya başladı. İşini başkalarının yapmasından ziyade zekice ve keskin olarak istemesini, işlemesini, ulaşmasını, tamamlamasını öğrendi. Kariyerini harcatmamaya çaba sarf etti.
Edilgen kişinin aşırı bağımlılık nedeniyle sorunlarını çözümünü başkalarından beklediğini biliyordu, yaşamıştı. Kendisi bir şeyler yapmak ihtiyacını hissetti. Olumsuz ve eleştirel yaklaşımların etkisinde kalmadı. Amacından vazgeçmedi. Deneme üstüne deneme yaptı. Duyguların dilini öğrendi ve kontrolünü becerdi. Özgüvenini artırdı. Risk aldı, hedef koydu. Pozitif düşündü. İyi bir iletişim kurdu. Kendini de tanımaya çalıştı. Fikirlerini savundu. Olumlu düşünmeyi öne çıkardı. Hayatında beliren ve kestiremediği gelişmelerin etkisinden kurtulmasını bildi. Araştırdı. Kavgacı tiplerini bildiğinden önlem alması kolaylaştı. NLP (Neuro Linguistic Programming = Sinir Dili Programlama) zihin ile dili arasındaki devamlı etkileşimin davranışlara nasıl yansıdığını fark etti.
TÜRKİYE’Yİ DÜNYAYA TAŞIDI
Bir amaca adadı kendisini. İnanması, sebat etmesi hedefini gerçekleştirdi. Birlikte zaman geçirdiği insanların kişilik tiplerini fark etti, öğrendi. Lider ve yöneticinin özelliklerini ezberledi. Ruh halinin iniş ve çıkışlarını tarttı. Ataleti yendi. Güler yüzle bazen hayır da diyebildi. Alışkanlıklarını değiştirebildi. Profesyonelleşti. Ama heyecanı hep amatör kaldı. İnandığı gibi yaşadı.
Kurduğu Federal Grup’u Türkiye’den dünyaya taşıdı. Hepsi ayrı kuruluş olarak elektrik, pazarlama, dış ticaret, aydınlatma, elektromekanik, mermer, motorlu taşıtlar ve süs bitkileri sektöründe marka oldu. Federal Simon ile İspanya’ya, Federal Elektrik ile Mısır’a, Federal Marble ile Amerika’ya fabrika kurdu. Genel müdürlük ise hep Adapazarı’nda kaldı. Sadece bu tesislerinde 1200 emekçi çalışıyor.
BEYİN GÜCÜ EN BÜYÜK SİLAH
Her yıl, içinde işçileri, yöneticileri, bayileri ve dostları olan yaklaşık 10.000 kişiye iftar vererek dayanışmasını gösteriyor.
Eğitim konusunu çok önemsiyor. İnsana yatırım yapmayı bir vazife sayıyor. “Geçmişte yeni ürünler ve müesseseleri galip gelirdi. Bugün ise insan faktörü bu üstünlüğü belirliyor. Beyin gücü rekabetin en büyük ve en önemli silahı oldu” diyor ve ekliyor:
“-Mükemmelliği ürünlerimizin ve Federal ailemizin hayat tarzı haline geçtirdik. Sürekli eğitim ve kişileri sevdikleri işlerde istihdam ediyoruz. Sevgi, katılım ve adanmışlığı sağladık. Adil ve yaşanabilir bir dünya için sorumluluk yüklendik. Rahmetle anılarak hoş bir seda ve iz bırakmak istiyorum.”
SURİYELİLERİN SAKARYA’DAKİ TEMASI
Çankaya’daki Park Otel’deki iftarına ise 400’ü aşkın kişi geldi. Ben, Mehmet Çetin, Ökkeş Dağlıoğlu ve Mehmet Polatdemir hemşehrilerimizle aynı sofrayı paylaştık. M. Polatdemir ile maalesef her yıl bu iftarda ancak birlikte olabiliyoruz.
Mustafa Nurdoğan Özbekistan’daki şirketiyle bu ülkenin doğalgaz altyapısını birkaç seneden beri yapmaya çalışıyor. 10 yıllık bir proje. Suudi Arabistan’daki elektrik ihalesini de kazanmış. Irak ve Hannover gibi uluslararası fuarlara katılıyor. PEDEEE Suriye Elektrik İdaresi ve Taylandlılar Adapazarı’na gelerek fabrikaları gezmişler.
Mustafa Nurdoğan’a sordum. “Gidişatı nasıl değerlendiriyorsun?”
Cevabı dikkat çekici ve düşündürücüydü:
SICAK PARA ve DOLAR SORUN
- Özbekistan ile ilişkiler normale dönmeli. TÜRKİYE’DEKİ bürokrasi azaltılmalı. Müteşebbislerin önündeki engeller kaldırılmalı. Ranta mani olunmalı. Çalışan teşvik edilmeli.
- İç piyasada sıcak para var mı?
- Henüz yok. Dolayısıyla hükümet para basmalı. Bununla dolar alarak borcunu ödemeli. Bu enflasyonla da orantılı olmalı. Tüketimi coşturmamalı. Dolar değerini bulmalı. İhracatçı sıkıntıda. Çapraz kurla iyi fotoğraf çektirmek sorunu çözmüyor. İyi yöneticilere ülkeni daha fazla ihtiyacı var.
- Biraz açar mısınız?
- Ben Özbekistan’daki şirketimin başına en iyi yöneticiyi gönderdim. Astronomik maaş verdim. Ev, araba, sekreterya ihtiyacını karşıladım. Buna göre de iş istiyorum ve karşılığını alıyorum.
Aynı gece Adapazarı’na dönerken beni ve Mehmet Çetin’i eve bıraktı. Yol boyunca sohbetimiz sürdü. Yine buluşacağız.
 
 
 
Sitemize Hosgeldiniz..
 








Türk ve Dünya Tarihinde Yaşanan Olaylar
 

DUYURU PANOSU

---Hosgeldiniz---

Kilis Kent Gazetesi , Herkese Hayirli Bayramlar Diler...
---47 YILDIR Kilis"in ,Kilisli"nin Sesiyiz---

Sitene Ekle

 
TV'de Bugün
 
 
Bugün 22 ziyaretçi (43 klik) kişi burdaydı!
Gazetelinki.com Araba Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol