Siirler

 

Kilisin adı şirin
 
ağustos ayında yada eylülde
herhangi bir mantarada
bir bağa girin
bir tiyekten horozkarası
bir tiyekten kayısı
bir tiyekten urumu
birer salkım
üzerlerinde inci taneleri
düğürcüye çıkan kızın
anlında biriken damlalar gibi
her hebbesi bir altın
yiyemezsiniz şirininden
dıbığı ellerinize yapışr
kilis işte böyle şirin
 
ne zaman isterseniz
br fıtır ekmek
yada bir sac ekmeği
hele hele yufka ekmek
arasına iki şiş ciğer kebabı
üstüne behteniz peyvazı
göğsoğanı bol sumaklı
acı toz biber serpmeli
yanında bir koruk salatası
hıtta ecirli domatesli
ufak doğranmış kuşbaşı
elinde bir ayran kaşığı
salatada iki çirtik buz
kilis işte böyle şirin
 
okuldan yada işten gelmişsiniz
yorgunsunuz ve de aç
dışkapının kellebisini çevirirken
burnunuza güzel bir koku gelir
ananız zeyit tavlamıştır
mecimekli küftenin
ta anlının ortasına dökmüştür.
bir cayırtı kopar
heleka doğranmış kızarmış soğanlar
tavlanmış zeyitte gezinirler
ananız bir sıkım yapar
tavanın zeyitine çalar
size verir oğlan yesin der
kilis işte böyle şirin
 
bir curun havışın köşesinde
altı mehra üzüm şirelik
heddüç gelin üzüm çeyner
ceylan gibi sekerek
şıra kaynar tistlerde
arada bir tasdan içersiniz
oğlanın biryeri şişmesin anam der
ananız önce size verir
hellede hapısa kaynar
çangallar batırılır
çarşaflara bastık serilir
bir kazandada kesme pişer
kesme haısası da güzel kokar
kilis işte böyle şirin
 
karataşa gidersiniz
ya da leylitin çemine
zoppunun koyu gölgesine
beşenninin şelaleli suyuna
hösen ağa mangalı kayar evvel
balcanlar heleka doğranmıştır.
zennüp aba kıymayı yoğurur
baharatına ayarlar
kebabın kokusu mantaraya yayılır
beşenninin soğuk suyundan ayran
pişen şişler kuşkanada dinlendirilir
balcanlar terler buğulanır
ezmeli bahçacı söğülmesi yanında
kilis işte böyle şirin
 
bir külek yoğurt alınır
kerpiç gibi yağlı yoğurt
akşama misafir gelecek
tek yoğurtlu küfte yetmez
yanına emmisi oğlu eşkiliyahni
bir beyaz bir kırmızı
karadaşda küftelik dövülür
kıymalıküfde olmadan olmaz
yasin vakti de iki sini
bir kaymaklı bir cevizli
kıymalı küftenin yanına
pekmez şerbeti de iyi olur
misafir bereketinden gelir
kilis işte böyle şirin
 
yaşar hep yiyecekten söz ettin
daha neler varda bunlarla yetindim
ben aslında bunları sevmem
elime geçince de hetir için yerim
olsa da olur olmasa da
ben aslında simit aşını severim
kıymalı küfte dokunor
ekşili yahni şişiror
yoğurlukütde dabaz edor
balcan kebabı ağır gelor
kaymaklı tansiyon yükseldor
mercimekliküfteyi sevorum
şire ise elime geçmor
kilis işte böyle şirin
 
10.06.2008
 
M.Yaşar Uzel

 ***
  Yüreğimde Yarlağan.
 
Yüreğimde yarlağan
Dertlerim var artağan
Gurbet nefesim kesti
Ne ortak var,ne de derdime yanan.
Kara bulutlar döner başımda
Fırdolayı,fırdolayı.
Damla yağmur vermez
Sis olur,seçemem dünyayı.
Hayat böyle geçer mi ,mıkımı.?
Boş verdim.
Istıfıl o dünya dedim.
Böyle buldum kolayı.
Lodos eser bağrıma,bağrıma
Irak ellerde,yaban ellerde
Sıcak mı,sıcak,bereketli.
Boşuna beklerim,Kalleş yelini
Serinletsin diye köz ciğerimi.
İşte hasret böyle bir şey.
Memlekete hasret,daha da başka.
Bazen felhan kokusu gelir
Burcu, burcu.
Bazen,horoz karasının rengini ararsınız.
Kah,hapısa dıbığı bulaşır elinize.
Kah,karpuz çekirdeği çıtırtısı kulağınızda.
Gönlünüz acur dolması çeker bazen.
Kırık kudamasını dişlersiniz.
Ayyüş abanın,öccesi gelir aklınıza.
Mücver yersiniz o niyete.
Tiyek dalları kaldırırsınız ara sıra.
Babanız salkımları kessin diye.
Düşünüzde üzüm zembili taşırsınız.
Şıttıf başağı edersiniz.
Helleler kurarsınız,pir yakarsınız.
Hele hedik beklerken,damda yatması.
Babanın koynunda,yıldız sayması.
İşte hasret böyle bir şey.
Dış kapının yanındaki kaya,
Gelir gözünüzün önüne,
Hoplar eşeğe binersiniz.
Göğdeniz, kuyusundan su içersiniz.
Çenenizden akar sular, lastik kovadan.
İşte hasret böyle bir şey.
Akşam işten döner babanız
Mişmiş getirir yağlığı ile
Hava tağasına koyarsınız
Soğusun diye
Sonra uşak devşek yersiniz sofrada.
Gurbette iseniz,çekirdeğine hasretsiniz
İşte hasret böyle bir şey.
Gurbet soğu yılan gibi,
Yılana ağı veren kumkertiş gibi,
Kırk ayaklı çiyan gibi.
Sokar da sokar!
İşte hasret böyle bir şey.
Yılanı,çiyanı,kumkertişi öldürürsün
Öldüremezsen,kaçarsın.
Gurbet ne öldürülüyor.
Ne de gurbetten kaçılıyor.
İşte gurbet böyle bir şey
En,en yer insanı
Sırtına,sırtına yükler dünyayı
Gençlikte taşırsın ama…
Bel bükülünce,diz tutmayınca
Ezer de ezer ….
O zaman ararsın, ana kucağı
O zaman ararsın, baba ocağı.
O zanan ararsın felhan toprağı.
Felhan toprak eline geçerse eğer ?
İşte gurbet böyle bir şey.
İşte hasret böyle bir şey.
 
  M.YAŞAR ÜZEL

 

***

 AZZABIN OLURUM KİLİS.
 
Sen ne manı?
Ben ne manı?
Sen dünyanın has bahçesı,
Ben azzabınım Kilis.
Gurbet halıma koymadı,
Yaşım atmışa dayandı.
Benim takatım kalmadı.
Gel,benden vazgeç, Kilis.
 
Dağlarından,yağ akıyor.
Bağlarından, bal akıyor..
Hasretin,ciğer dağlıyor.
Beni, her gören ağlıyor,
Dizimde derman kalmadı.
Dertler Resulosman dağı.
Kime verdimse, almadı.
Gel, benden vazgeç, Kilis.
 
Yolların var,taş döşeli,
Köşklerin billur şişeli.
Aynan var bağlı,bahçeli,
Yarin de butlu,kalçalı.
Ben hiç murat alamadım,
Kadim dostun olamadım.
Sana bir gün,doyamadım.
Gel, benden vazgeç, Kilis.
 
Geçsen de ! Gecmezsen de!
Ben gene azzabınım.
Kötü günün, olmasın,
İyi günler senin olsun.
Kötü gününde, haber ver!
Takatım kalmasa da,
Elim kanda olsa da ,seyirdirim.
Ben azzabınım Kilis.
 
Sen üzülme,çalkanma.
Azzaba emrin olur.
Sen dertli olursun da
Azzabın nasıl durur?
Vaktim hiç kalmasa da.
İyi kötü gününde,
Dost, dost da çağırırım.
Yoh,yoh da bağırırım.
 
Narlıca dan su içtik..
Aynı kabaltından geçtik.
Dehlizimiz var uzunca,
Havışlarımız bitişik.
Ben gurbette bir gerip.
Gözden uzak olsam da
Her şeyden haberim var,
Çünkü bağrımız bitişık..
 
  M.YAŞAR ÜZEL


***

   SÜYYÜK

 
 Carra delik,küp delik,
 Hemen doldur,dib delik.
 Bir addan da arttırsan,
 Cüzdan delik,cep delik.
 
 Kubar serpsen boşuna,
 Tokaç çarpma boşuna,
 Bir addan,loğdur çeksen,
 Süyyük delik,dam delik.
 
 Ramazandan,kurbana,
 Kurban etinden, pilava.
 Bir addan,kaşık çalsan,
 İlik aç,karın delik.
 
 İki bürümlü yelek,
 İki kadı şalvarı,
 Bir addan,soyka alsan,
 Çorap delik,don delik.
 
 Bir çift,siyah mest,
 Bir çift kırmızı yemeni.
 Bir addan,köşker gezsen,
 Çarpana delik,pine delik.
 
 Hördelekle,kocacıkla,
 İki çapıt yorganla,
 Bir addan,tandır kursan.
 Tağa yılık,kapı delik.
 
 İki şümbül,buğday alsan,
 İki adet halle yaksan.
 Bir addan,hedik kaynatsan.
 Haral boş,ambar delik.
 
 Payyavşanı,zahterle,
 Sandalyağı boşuna.
 Bir addan,Lokmana gitsen,
 Akıl yok,kafa delik.
 
 Üç tağa bir kapı,iki oda,
 Ortada geniş havuş.
 Bir addan,ev yaptırsan.
 Dünya boş,dibi delik..
    
           M.Yaşar Üzel
          
***

   Alibardak Çiçeği
 
Her an sevgin yüreğimde
Pelesenk çiçekleri.
Yokluğun ruhumda
Zahrılesar demetleri
Kokusu sonsuzluğa kadar
Uzanır da
Parmakları tutar ,çarpıntılarımı.
Çarpıntılar tükenince yüreğimde.
Ne pelesenk,
Ne zahrılesar.
Bir tek çiçek isterim
Örtsün toprağımı
Alibardak çiçekleri.
 
Sekimizin kenarları,ekinlik.
Mudaaflar açar erkenden.
Sümbüllerle dost.
Mentir çiçekleri seğirdir telaşla
Mor mor ,eflatun
Kırmızı,kırmızı
Mis kokulu,mis kokulu.
Rehenler gelir sessiz
Çekingen,utangaç.
Lokiyyeler,şükrüyeler
Bir tek çiçek isterim
Sevdiğimden, bekke,bekke
Alibardak çiçekleri.
 
Sevgimiz
Zeytin ağaçları gibi
Gümrah,yeşil ve ölümsüz.
Yenicede açan ışgın,ışgın.
Her baharda yeni yeni.
El ele,birlikte,sevinçle.
Felhana sarılır kuvvetlice.
İşte o felhandan isterim.
Toprağım felhan olsun.
Kırmızı,kırmızı.
Bir tek çiçek isterim
Örtsün toprağımı
Alibardak çiçekleri.
 
M.Yaşar Üzel


***
    

OLMAZ.
 
Mişmiş çekirdeğinden çerez olmaz.
Elden geleceğe,hiç güven olmaz.
Sen yorganını iyi karışla.
Ne olur? Ne olmaz?
 
Nişe çalınmadan hapısa olmaz.
Dışkapıyı basırla hiç güven olmaz.
Helleye iri bir kellebi atda.
Ne olur?Ne olmaz?
 
Hedik kaynatmadan zahire olmaz.
Horantayı saymazsan, hiç güven olmaz.
Bir şümbülünü geride sakla
Ne olur?Ne olmaz?
 
Buğday, devlipsiz döğme olmaz.
İyi ayıtlanmazsa, hiç güven olmaz.
Birkaç aşlığını, ramazana sakla.
Ne olur?Ne olmaz?
 
Kırık küp, zemlemekle su tutmaz.
Zemheri kışına, hiç güven olmaz.
Zeytin kütüğünü iyi hesapla.
Ne olur?Ne olmaz?
 
Kursümbül konmayan toprak,damolmaz.
Kubarsız, tokaca hiç güven olmaz.
Loğdurun ipini iyi ayarla.
Ne olur?Ne olmaz?
 
Şapta ince ise areyiş olmaz.
Asma yediveren hiç güven olmaz.
Summak ekşisini iyi avıçla.
Ne olur?Ne olmaz?
 
Yiğit dediğin yarsız olmaz.
Yar nazlıdır hiç güven olmaz.
İki yakasından iyice kavra.
Ne olur?Ne olmaz?
 
Dünya yalandır kimseye kalmaz.
Bugünden yarına hiç güven olmaz.
Sen ayaklarını doğru adımla.
Ne olur?Ne olmaz?
 
Kötü söz zıkkımdır işe yaramaz.
İnsan çiğ süt emmiş hiç güven olmaz.
Önce diyeceği en sona sakla.
Ne olur?Ne olmaz?
    
                M.Yaşar Üzel.

***
   Böke Yurdu
 
 
Kilis dedikleri
Böke yurdu,Türk eli.
Oğuzlardan gelir,vatansever çetesi.
Kilis derler,hudutların bekçisi.
Kendi halay başı
Üç de yiğit beldesi.
Gök kubbede eksilmesin
Davul zurna çalsın daim,
Yoh yohla zılgıt sesi.
Beraber halay tutar
Musabeyli,Polateli,Elbeyli.
 
Kilisliye, yok demek ar gelir.
Azına az demez,azı çok bilir
Ekmek için uzun yolu kısa eder.
Sırtına yüklenir çulu,palazı
İstanbulu,Ankarayı,İzmiri,
Seksenbir ili de vatanı bilir.
Çoğu memur,ilçesinde ilinde.
Kimi kasap,kimi fırıncı,tatlıcı.
Kimi iş adamı,kimi kuyumcu.
Her birinin bir hüneri elinde.
Kimse durmaz iki eli belinde.
 
Kilis,Kilis derler.
Kilisin bileği bükülmez
Kadere inanır ama baş eğmez
Zoru kolay eder
Derdi dert etmez.
Kilislinin Kilise sevdası bitmez
Ha gurbette olmuş yada Kilis de
Varlıklı varını,az olan terini
Kilis için harcamaktan çekinmez
Azizkilis sana değer biçilmez !
 M.YAŞAR ÜZEL


***

HÖMBELEK

 
Hömbelek mantarasında
On şümbüllük bir tarla
Beşyüz tiyek yenice
Otuz ağaç zeytinim olsa
Yenicenin ortasında üç ağaç heyir
Ağaçların arasına bir heğme kursam.
Bağ çıbığından,zeytin pirinden.
Üç şaptadan bir salangaç kursam
Uşak defşeye.
Heğmenin yanında bir ocak,bir sac
Yenice mağala yeni gelmiş olsa
Bu sene dört tiyek arası bir sergi için
Emtimi, dayımı, bacı,kardaşı
El ehlet ile seybana etsem
Bir kuzu kessem
Üç öğün kazan kaynasa
Leğenceden ekmek pişse ocakta
Yarlığan olmuş felhen toprakta
Yalınayak gezsem,omzumda zembil
Ayaklarım toprağa gömülse
Sabah erken olsa,gece uzasa
Kırağı yağmış hömbusu salkımı
Sumak ekşisinden soğan peyvazı
Öğlen yemeğinde bahçacı söğülmesi
Akşamları kuşkanada kellede pişse
Karpız çekirdeği kavırsalar bir tava
Gece yarısına kadar pabıç çarpma
Horthort oynasak
Uşaklar göğe çıkan atsa
O zaman
Nedeyim ben boğaziçinin ortaköyünü
Neme gerek kordon boyu
Ne boğazın esintisi ne kordonun imbatı
Bir tiyek dibinde yün döşek
Üstümde çapıt yorgan
Kalleşin havasında üşürken
Yıldızları seyretsem
Yıldızlarla iki çift henek etsem
Haksız mıyım siz söyleyin
Gelirim inşallah yakında
Piyangodan bu hafta para çıksın da
Ne kaldı eli kulağında
Piyango olmazsa loto var
Ölmezsem eğer vuslat yakında.

 

M.Yaşar Üzel


***

  Adım Kilis..

 
Adım Kilis
Soyadım Kilisli.
Kilisli oğlu,Kilisliyim.
Ben Kilisliyim
Kilisim..
Kırklı yıllarda
Kılbe odada doğmuşum
Ebe Neğmenin eline.
Kırkımız karışmış komşumuz Habip ile.
Kırkımdan sonra murtlamışlar
Hasanbey hamamında.
Az höllük tüketmemişim,kundak bezinde.
Emtim görmüş dişimi ilk
Dişhediği pişmiş kuzu kazanında.
Üç beş kılide hedik saplamışlar.
Bağlamışlar saçlarıma
Sallanmış bir zaman anlımda.
Kapımıza iğde dalı astılar,
Hatırlarım
Omuzlarıma fosforlu sarımsak,
Anlıma maşallah yazdılar.
Sünnet oldum,emmim oğlu
Nihat ağabeyimle,
Emmim rahmatlık ,ağabeyimin oğlu olmaz ise
Ben oğlanı sünnet ettirmem,
Askerde olsun demiş.
Emmim oğlu beni beklemiş o yaşa kadar.
Çifte kurbanlı,adaklı doğmuşum ama
Onsekiz sene sonra şerbelediler.
Şerbeledi gurbete gönderdiler.
Sen gurbete şerbelisin dediler.
Hangi garib el verdi,
Söylemediler.
Böyle kuvvetli ocak olur mu.?
Hangi ocak şerbeledi bilmiyorum.
Kırkiki sene oldu hala garibim.
Adım Kilisli, mekanım gurbet oldu.
Gurbet bana yar oldu.
Olsun.!
Ben gurbete şerbeliyim,
Ben gurbete heyyek çektim.!
Benim adım Kilis!
Kilisli oğlu Kilisliyim.
Cibilarş deresindeki sel
Benim göz yaşlarım.
Kalleşde esen yel
Benim nefesim.
Havlının ortasında eğlenirim.
Mevlevihanede huzura ererim.
Ulu cami minaresinden ezan dinlerim.
Resulosman dağını severim.
Kesmelikten su içerim.
Leylidin bahçasında hudar,
Zoppunda meyve,
İçeri bahçada maşarayım,
Bağrıma,bağrıma vurun mecrefeyi,
Ben Kilisim.
Gurbete şerbeliyim.
Kilisliyim,Cabioğlu Sokağında,
Yapıcı Zekeriyenin tabakasında,
Hava tağasına yuva kurmuş,kumruyum.
Ben tağada kumru,
Kalleşde yel,
Cibilarşde selim.
Ben Kilisim,adım Kilis.
Gurbete şerbeliyim,gurbet mekanım oldu.
 
                                           23.08.2008
                                      M.YAŞAR ÜZEL

***

  Kuşluk Meheli
 
Kuşluk meheli oturdum.
Muallak camisinin dereçlerine.
Oturdum ben beni unuttum.
Gözlerimi yumdum,yumdum.
Yarım asır geçti gözlerimin önünden.
Birden önümdeki sekiden güvercinler uçuştu.
İstanbullu,Bağdadi,taklacı,namussiye,
Paçalı güvercinler.
Halhal sesleri çınladı kulaklarımda.
Renkler birbirine karıştı.
Renkler uçuştu.
Daha ötede,bir sekide sülükleri gördüm.
Bir kadının elinde kannede..
Önünde küçük bir carra.
İçi sülük dolu,ağzı bağlı.
Önümden köylü kadınlar geçti.
Başlarında külekler.
Yoğurt külekleri kocaman.
Küleklerin üzerinde mecmeğeden kaymaklar.
Sağ taraf köşede kasap şeyirtleri.
Ellerinde koyun kelle,karın,
Takım ciğer satarlar.
Solumda kuru çeşitleri kılide kılide.
Ecir,kabak,balcan kuruları.
Yeşil,beyaz ve simsiyah.
Gölgede kurutmuş belli,kurutan kadın.
Renkleri canlı mı canlı.
Ortalarda bir kaç seki var.
Ben en çok o sekileri severdim.
Sucuk,bastık,kesme
Kuru üzüm,kuru heyir.
Cevizin çifti beş kuruş.
Yanında zeyiççi  emmi.
Zeyit satar,satıl, satıl.
Çok alanlar için ufak bardakta numuneler.
Evlerdeki barmillerden alınma.
Hudarın her çeşidini bulursunuz.
Seçmesi serbest.
Burcu ,burcu kokar,
İçeri bahçanın,Leylidin kokusunu alırsınız.
Hele yer sekilerinde satılan eskiler.
Sanki bir bit pazarı.
Ne ararsan var,
Derde devadan gayrı.
Sabah pazarı anlatılmaz,yaşanır.
Bir köşeden sehen darısı alırsınız.
Bir köşede zahter kurusu,demet demet.
Ama kuşluk mehelinden önce gitmelisiniz.
Tez savılır pazar.
Şimdi modern olmuş,uzay çatılı.
Acaba şimdi Kiliste olsam.
Muallak camisinin dereçlerine otursam.
Gene ben beni unutur muyum.?
Aynı mutluluğu bulur muyum.?
 
0308.2008
 
 
M.Yaşar ÜZEL
Selçuk.İzmir.
 
 ***

  Zellüh
 
Kırk yıl önce
İki kapı öte sokak komşumuz idi
Zellüh aba.
Kocası kasap Karamustafa.
Geniş havışlı evleri
Altı oda karşılıklı sıralı.
Ayrıca bir ahır birde pini.
Koyun besler ahırda,
Tavukları var pinde.
Havuşun ortasında geniş bir ekinlik.
Güller açar rengarenk.
Dört mevsim,mevsim çiçekleri şakır.
Çıt,çıt açarlar ardı ardına.
Zellüh aba uşakları gibi bakar onlara.
Çekemeyenler,
Deli Zellüh derler adına
Kimse ulaşamaz hanımlığına.
Biraz hasıtlık,biraz hennaslık.
Konu komşu ulaşamaz ustalığına.
Delizellüh derler adına.
Gelinlere gül yapar,taç yapar,
Gelin başı yapar,ondule yapar.
Bembeyaz kolalı güller.
Sabah erkenden ahır ve pin
Koyunlar ve tavuklar.
Kuşluk vakti oturur
İkindiye kadar gelinlere gül yapar.
Akşam üzere sıkı yapar kanne,kanne.
Mor, sarı ,renkli sıkı satar.
Akşamları da süt ve yumurta satar.
Dört çpcuklu Zellüh aba
Ayrıca felçli anasına bakar.
Böyle Delizellühlerden her evde olsa.
Karşı komşusu Fürdös aba
Çekemez Zellühü,.Zellühaba altta kalmaz.
Karabekçi Fürdös diye laf atar.
Kavgaları hergün olur,uşak için.
Zellühaba,besicidir.
Gülcüdür,sıkıcıdır,satıcıdır.
İİşçiman ve hamarattır.
İyi bir kuafördür.
Odun kömürü ile çalışır.
Ondule ve gül yaptığı aletleri.
Yaptığı ondüle saçlar aylarca açılmaz.
Bizim komşumuz Zellüh aba
Avrat üstüne avrat,
Avratın ta anlının çatıdır.
Sevenleri böyle der,böyle tanır.
Çekemeyenler Delizellüh der.
Her havışta bir Delizellüh olsa
Keşke,keşke !
Hele bu zamanda.
Kim akıllı,kim deli
Benden bir aferim,ayırana.
Zaman değişti zaman
Şimdi yeni yetenler bambaşka..
 
 
31.07.2008
 
M.Yaşar Üzel
Selçuk.İzmir
 
 ****

Güllü Gelin
 
Gözleri horoz karası
Yoksa iki attun mu ?
Kirpikler kaşa deyor
Kirpiğinden görünmor..
Dudakları şipşirin.
Bilmorum şamıdutun
Belki de kongur tudun aynısı.
Saçları bal akidi
İki bölük,kulunçta.
Yalp yalp yanor.
Lüks bile sönük kalır yanında.
Höbbesiler tutamor.
Kırmızı kayten ile
Örgü örmüş ucuna.
İki yanak narçiçeği
Beklide alibardak penbesi.
İkiside gamzeli.
Gamzeler çukur olmuş
Nohut girer arasına.
Güllünün adı güzel
Tadı da şirine kaçmış.
Çenesi sultanı heyir.
Ucundan balı damlor.
Alnına ne diyeyim.
Ben deyim havlı meydanı
Sende harman yeri.
Bembeyaz hem havalı.
Allah bir boyun vermiş
Sen meral de ben kuğu
Teni köpük helvası
Üzüm yese görünür.
Gerdanında bir çukur.
Höllüklük çukuru.
Boyu posu salangaç
Eli kolu tokmak gibi.
Ne söylesem yakışır.
Az söyleyeyim çok anlayın.
Kesme hapısası mı desem
Yoksa !
Cennet çamuru,
Kaymaklı künefe mi ?
 
24.07.2008
 
M.Yaşar Üzel
Selçuk.İzmir.
 
***

Kurukasteli Ben mi Kuruttum ?
 
Kesmelikte taş olurum.
Kapına pırtaş olurum.
Kuşkanana aş olurum.
Derdine sırdaş olurum.
İstersen kardaş olurum.
Artık,bana gel de Kilis.
 
Akpınarda göl olurum.
Cibilerşde sel olurum.
Kalleşinde yel olurum.
Yar zülfüne gül olurum.
İstemezsen deli olurum
Artık,bana gel de Kilis.
 
Dağında yağın olurum.
Yazında bağın olurum.
Kız iste,kalın olurum.
Can iste,canın olurum.
Vefalı yarin olurum.
Artık,bana gel de Kilis.
 
Kırk yıl oldu gurbette
Garezin bitmedi mi ?
Kurukasteli ben mi kuruttum ?
Bahçende gülünü ben mi yaktım ?
Yusufu kuyuya ben mi attım ?
Kutret beslediğin yeter.
Acak, bana gel de Kilis !
 
21.07.2008
 
M.Yaşar Üzel
Selçuk.İzmir.

****

Kadaların Alam Kilis
 
Sen Kilissin Kilis ol
Ben yazında bir mantara.
Mantaranda bir yenice.
Yenicende bir tiyek.
Sen ışgın ol ben şığva.
Sen tiyekte bir salkım.
Ben yanında bir şıttıf.
Ez beni tahta salda.
Sen helle ol ben tist.
Sen şıra ol ben nişe.
Sen hapısa ben şire.
Sen her şey ol
Ben yanında hiçbir şey.
Atma beni gurbetlere
Kadaların alam Kilis.
 
Sen Kilissin meymana,mesmana
Ben yazında bir ağaç zeytin.
Zeytin ağacında bir attun.
Sen ellef ol ben sırık.
Ellefle,mahserede ez
Barmillere doldur beni.
Sen zeyit ol ben mırrık
Tavalarda tavlan sen
Ben dumanın olayım.
Sen kıymalı küfteye
Ben mahıltalıya eş.
Sen her şey ol
Ben yanında hiçbir şey.
Atma beni gurbetlere
Kurbanın olayım Kilis.
 
 
11.07.2008
 
M.Yaşar Üzel
Selçuk.İzmir.


****
     Boyam Şerbeti
 
Kadı camisinin küçük kapısı.
Taştan yapılı.
Durmuş emmi,sırtında sebili
Elinde kalaylı tası
İri yapılı.
_Yüreği yananlar !
_Otuziki dşine keman çaldıror.!
_Şerbet,şerbet !
Kadı camisinin küçük kapısı
Gölge ediyor,Durmuş emmiye.
Beli bükülmüş hafiften
Vakti yok terini silmeye.
Temmuz sıcağı karışmış nefesine.
Yanı başında,köşede
Necmi emmi oturmuş,hasır kürsüde.
Önünde ambarbuzu.
Döndürür kazanını,soğudur.
Bir elinde külah,bir elinde kaşığı.
Sakin,sessiz seslenir.
_Ambarbuz,ambarbuz.!
Kadı camisinin dereçli kapısı.
Önünde karlambaç satar
İsteyene haytalya.
Şevket emminin ekmek kapısı.
Kadı caminin minaresi,heybetli.
Yanında sofdağ gazozu satar
Latif emmi.
Beş on buz kalıbı
Üzerleri gazoz kenneleri dizili.
Üçyirmibeşe şişesi.
Patlatır da patlatır
İşte bizim uşaklığımızda böyle idi
Kadı camisinin köşesi.
Ellili yıllarda sanki bayram yeri
Bayram yeri gibi.
 
21.06.2008
 
M.Yaşar Üzel
Selçuk.İzmir:

*****
 
    TOĞLU GİBİ !
 
Gurbette bir garibim.
Gövünor yüreğimin başı
Sanki Toğlunun külhanı
Yanor da yanor.
 
Terlor nefseler sekisinde
Şüdütlü gelin gibi
Parpazlor yüreğim
Çarpor da çarpor.
 
Kayme Ayyüş gelmiş
Keselor derimi hem yüreğimi
Her tas suda gözyaşlarım
Akor da akor.
 
Kaynanam Zennüp paklava almış.
Görümüm Zellüh küfte yoğurmuş.
Eltim Heddüç bege aşkına dormuş.
Düğümlendi gurbet boğazım sıkor.
Dünya beni boğor da boğor.
 
Toğlu Hamamının virane hali için
Yazılmıştır.
 
19.06.2008
 
M.Yaşay Üzel.
Selçuk.İzmir.

*****
 
Baba Gibi Diyar Olmaz !
 
Ana gibi yar olmaz !
 
Baba gibi diyar olmaz !
Akşam vakti.
Kıvırcık karanlık, yeni yeni.
Dışkapı açılmış.
Baba gelmiş,yorgun ve terli.
Elleri,kolları dolu, dolu.
Evin direği dimdik ve onurlu.
Ekmek var bir elinde.
Çoluk çocuk şimdi daha da mutlu.
Alın.terini kurulayın
Bir mendil bulamazsanız eğer
Kolununuzun yeninle silin.
Bıyıklarını okşayın babanızın
Parmaklarınızla sıvazlayın.
Terli anlını öpün,öpün.
Gıdığı sarkmıştır belki,
Çenesi erkekçe ve sevimli.
Çenesinden öpün.
Babam deyin,babam.
Yüzlerce ve binlerce.
Sen bizim limanımızsın
Sen bizim diyarımızsın, deyin.
Bir terlik ayaklarına
Çoraplarını siz çıkarın.
Televizyonun karşısındaki
Baş köşeyi verin
Eline de kumandayı.
Ayakta bekleyin
O hemen uyur
_Yok ne uyuması ben uyumam
Seyrediyorum.! 
Der ama uyur.
Bu diyarın kıymetini bilin.
Yaşarken bilin.
Başka diyarlara gittiğinde
İş işten geçer.
O diyarları ziyaret boş.
Uyurken divanda,elinde kumanda.
Babanızı öpün.
Vakit geç olmadan öpün.
Sakın ama sakın.
Kalk baba yatağına demeyin.
O UYUSUN,SİZ SEYREDİN.
Dünyayı,diyarları seyredersiniz !
Tam kırk yıl oldu !
Ben o diyarı seyredemiyorum.
Kıymetini bilin,ellerini öpün.
Nasırlı eller öpülmek içindir.
 
14.06.2008
 
M.Yaşar Üzel
Selçuk.İzmir.

*****
 
ÇİBİKLE
 
 
Metelik kağıdın cebinde
Esvabın var sırtında.
Karnın doydu mu bugün ?
Ellerini aç yukarı,şükür et.
Ardından çibikle.
 
Rahat geziyorsan sokakta.
Selam verip alıyorsan.
Hatırını soran oldu mu bugün ?
Ellerini aç yukarı,şükür et.
Ardından çibikle.
 
Erken kalktın okudun.
İbadet ve iyilik ettin.
Atana rahmet okuttun mu,bugün ?
Ellerini aç yukarı,şükür et.
Ardından çibikle.
 
Dertlilerle dertlendin mi ?
Sevinenle sevindin mi ?
Muhtaca ekmek verdin mi bugün ?
Ellerini aç yukarı,şükür et.
Ardından çibikle.
 
Konu komşu ziyarete geldi mi.?
Bir fincan kahve ikram ettin mi ?
Kırk yıl hatırı aldın mı bugün ?
Ellerini aç yukarı,şükür et.
Ardından çibikle.
 
Tek borcun yüce allaha.
Doyuyorsan horantaya.
Ev şendiği hatırını sordu mu bugün ?
Ellerini aç yukarı,şükür et.
Ardından çibikle.
 
Çibikle yorum çibikle.
Çibikle ağe çibikle.
Ellerin tutuyor mu,bugün ?
Ellerini aç yukarı,şükür et.
Ardından çibikle.
 
13.06.2008
 
M.Yaşar Üzel
Selçuk.İzmir
 
*****
 
          Bu Nasıl Kilis ?
 
Bir düş gördüm sanki.
Kırk yıl sonra,gezerken sokaklarını.
Kendimi yitirdim,bulamadım.
Kilisi aradım,Kiliste yitmiş.
Ben yitik,Kilis yitik.
Oylumlu Döngel Hasan gibi dolandım.
Bacısoğandanacı gibi herkapıyı çaldım.
Girecek bir yer bulamadım.
_Boyalı kapıya.!!
Diye bağırdılar arkamdan.
Dönüp bakmadım.
Ben Kilisi aradım.!
Abuşağa kastelini bilirsiniz.
Karşısından bakkal Akifin düğenini aradım.
Bir satıl yoğurt alayım diye.
Cengin köyünün yoğurdu gelirdi.
Ne Akif amca var ne düğeni.
Satıl elimde kaldı.
Anam lebeniye pişiremedi o gün.
Havlıda,Kelleci Mecidin,düğenini aradım.
Bulamadım,Kelle yiyemedim.
Eşşek sınıfına giremedim.
Abbas Ali amcanın kahvesini aradım.
Bir bardak çay içemedim.
Kahve yok.
Tenekeci Emin ağamın,düğenine baktım.
Çekiç sesi yok,çünki düğen yok.
Kadı camisinin köşesinde durdum.
Cici Ayten, Eeg Remzi gelir diye.
Elinde taşı,gelmedi.
Hudarcılar çarşısını severim.
Musabeylinin bal kavununu aradım,
Ne kendi var ne kokusu.
Kemreli kavunlar bile yok.
Hudarcı Mehmet amca da yok.
Şilif,şilif ecirler,
Haral,haral hıyarlar,hesler.
Hiç birini bulmadım.
Biraz damağım yaşarsın dedim.
İçeribahçanın mişmişini aradım.
Siz bulduysanız bende buldum.
Kulağım devamlı eski sesler aradı.
Aşina olduğu sesler.
Ne damana mal veren var.
Ne yenicesini satan.
Eroğlu da yok.
Kahveci Latifin mırrasını içeyim dedim.
Mahkeme caddesini yol ettim bulamadım.
Durmuş amca boyam şerbeti satardı.
O da kaybolmuş.
Haytalyada yok,Gözüuykuluda kapatmış,
İstanbula gitmiş.
Ne ambarbuz yiyebildim,ne karlambaç
İçim yandı,gövündü.
Vazgeçtim her şeyden.
Ulucamiye gittim,su içtim kana,kana.
Kilisliliğim tuttu,bu neşel Kilis dedim.
Bu neşel Kilis.
Kilis aynı Kiliste.
Ben değişmişim.
Yok yanlış söyledim,değişmemişim.
Ben eski kalmışım,değişmemişim.
 
02.06.2008
 
M.Yaşar Üzel
Selçuk.İzmir.
 
*****
      Kaynananın Kilislisi.
 
 
Bedenine yel durmuya,
Bu havışın zibili ne ?
Kuşluk olmuş daha yator.
Avratlık bunun neyine ?
 
Sümbül takmış zülfüne.
Sürme çekmiş gözüne.
Çirkinden çor eksilmez.
Moroz gele yüzüne.
 
Ben aldım,ben çekorum.
Gişi kızı bellordum.
Yiyor içor kuduror.
Ben oğlana yanorum.
 
Kele bege deyza dor !
Ben anan değimliyim.?
Bizimkine emmi dor !
Çamışkatır ne deyim ?
 
Tabakadan heç enmor.
Pisi temizi bilmor.
Kazanda ne bişirse
Kapağında da yiyor.
 
Oğlana deyemorum.
Mehsim çalkanır deyi.
Beni çemkiror ator.
Heç te bitmor mezzeği.
 
Nerede ise yıl oldu
Kapımıza gelin geleli.
Sıkım küftesini görmedim.
Neymiş,barmakları ojeli !
 
Oğlan ne halda kazanor.
Gelinin umurunda değil.
Mehmili asvap doldu.
Geysede heç yakışmor.
 
Dört tel saçından şaştı.
Ondüleciye getmiş.
Dıngıdı keli görünor.
Gendi genni,meymun etmiş.
 
Hangisini söylüyüm.
Adımız bir kerre kaynana.
Kahve bişirmeyi bilmor.
Deyemorum oğlana.
 
Devamı var.
 
03.06.2008
M.Yaşar Üzel
İSelçuk.İzmir
 
*****
 
Görestim.
 
Kiliste doğmuşum.
Şıhabdullahda.
Tommuz ayında,kıble odada.
Yaşar deyi çağırmışlar,kulağıma.
Beş kızın bir kardaşı deyi.
Felek o günden yazmış,kara yazıyı.
Anlımın taa ortasına,
Çekmiş çızgıyı
Sen demiş,geribsin
Gerib yaşıcın,gurbet ellerde.
Ömür boyu çekicin bu sızıyı.
Adım gerib,yerim gurbet.
İşte beyle başlar bu hasret.
Sanki gerçek değil bir heket.
Kırküç yıl oldu bereket.
Kırküç yıl,hergün aynı hasret.
Adım gerib,yurdum gurbet.
Bes benmiyim deyi,düşünürüm,gurbette.
Yok!!Kilisli olupta gerib olmuyan yok.!
Gurbeti tadmıyan yok.!
Kurban olurum yaradanıma,
Kilisliye yoldaş etmiş,gurbeti.
Kilisliye biraz fazla vermiş,
Memleket sevgisini,
Ardından,kara sakızdan yapıştırmış
Hem gurbeti, hem hasreti.
Ben çok göresorum,Kilise.
Gerib Kilisliler sizde göresormusunuz acebe.?
Ne olur yaho bege cevap verin acık.
Bu hestelik bes bendemi var.?
Bes benmiyim göresen.?
Kilis hasreti yaşayan bes benmiyim?
Allah rızası uçun cevap verin.
Bir tek göresen benmiyim,?
Ben miyim heste olan Kilise.
Deli olan,heste olan bir ben miyim Kilise?
Bir kişi de çıksa ,rahat edicim.
Eskisi kendek göresmicim.
Cevap verin,ses verin.
Acak bana yardım edin.
Bizde göresoruk deyin.!
 
 
27.05.2008
 
M.Yaşar Üzel
Selçuk.İzmir.
 
 ******
        Çörten.
 
 
İki gözüm iki çörten.
Kırkikindi yağmurları yağmış sanki.
Kerpiç evin damına.
Gözyaşlarım
Felhan kırmızısı akar
Akarda, akar.
Saklayamam kimseden.
Utanırım söylemeye, ev şendiğine.
Niye ağladığımı,
Beni gurbet böyle etti diyemem.
Yağlığım bilir,ne kadar ağladığımı.
Erkekler ağlamaz derler ya.
Onun için söyleyemem,utanırım.
Hayal ederim,sanki yaşıyormuş gibi,
Gözlerimi yumarım,çocukluğumu yaşarım.
Esseh gibi yaşarım,hayal ederim.
Kimi sabah,sabah pazarına giderim.
Ciğer dürümü birde darı yerim.
Yemiş gibi olurum da.
Ancak ne yapsam ciğer kebabının,
Ne nane kokusunu,
Ne de biberin acısını hissedemiyorum.
Kilisteki gibi olmor..
Ama olsun,yemiş gibi olorum.
Sonra dorum, ben bege.
Nürünün kahvesinde bir çay içim
Havlıda gelen geçeni seyrederek.
Daha sonra maarif kahvesine gidim.
Bir kahve içim orta şekerli.
Aynen yaporum ama ne çayın dadı var.
Ne de kahvenin kokusu.
Kuşluk vakti oldu dorum,ben bana.
Şuradan emtimgile gidim.
Emtim bir tandır ekmeği bişirir,bes görün.
Nar kimi kızardır genni.
Katıksız yiyin.
Bilorum böğün bişirme günü.
Kapının tokmağını ne kadar çalorsam.
Cevap yok.
Emtim evde yok.
Hayal kurarken insan, böyle olurmu.?
Demeyin.Oluyor
Bu gurbetin hayalleri bile çekilmiyor.
Vaz geçiyorum.İstemorum hayal,meyal.
İçinde yaşamadıktan kelli,
Kilisin hayali gurbette yaşanmıyor.
Bir tek şeyi yaşıyorum gurbette.
 Kiliste,uşakken ağladığım kimi,.
Ağlıyabiliyorm.
Ben de ağlorum.
Mahana edorum her şeyi,
İki gözüm iki çörten ağlorum.
Ağlorum da,belleğe yok gidecek.
Gurbette belleğe ne gezer.
Ben de yağlığıma silorum.
Ağlorum,ağllıyorum.
Bazen ağlıyorum.
Beez de ağlorum.
Beni gurbet bele etti,kınamayın.
 
2605.2008
 
M.Yaşar Üzel
Selçuk.İzmir.


*****

ELLEĞEM SEN KİLİSLİ DEĞİLSİN !

Heç kehkebezinden don geydin mi?
Dullar ekmeğinden,pitpıt aşı yidin mi?
Ane göynüm kübilmişe istor dedin mi?
Yok yorum,elleğem sen Kilisli değilsin!!

Anan seni hemamda kilden yudu mu?
Keyme Ayyüş hemamdan seni kovdu mu?
Anaga,babasına getiricin mi deyi sordu mu?
Yok yorum,elleğem sen Kilisli değilsin!!

Heyir ağaçlarıa heğme kurdun mu?
Çapıt yorgan serip tuldasında uyudun mu?
Pabıç çarpma oynuyup,kudurdun mu?
Yok yorum,elleğem sen Kilisli değilsin!!

Kundaktaken bir zembil höllük tükettin mi?
Anag çul çapıt ne varsa sege bez etti mi?
Dişin çıktığında bir mehelleye hedik verdi mi?
Yok ağe yok,sen Kilisli değilsin.

Ömründe heç Eyşeciğe gettin mi?
Demlik demlik kaçak çaylar içtin mi?
Eşe dosta pençe pençe çerez verdin mi?
Yeri yorum yeri.!Sen Kilisli değilsin.

Cuma günü Karadaşa gettin mi?
Kavırga götürüp,karma katma ettin mi?
Sevdiğini,evlerine kendek elettin mi?
Essehden,sen Kilisli değilsin yorum!

Mahellede muraharal deyi bağırdın mı?
Şakı bilbilim şakı diye çağırdın mı?
Hölünü kılla deyi daşları heç attın mı?
Sefil olma ağe,sen Kilisli değilsin.!

Telleri kıvırıp kamyon yaptın mı?
Toppuzalı devemeyi devemeye attın mı.?
Çakmak daşdan dallı gülle yaptın mı?
Get yorum get,sen Kilisli değilsin!

Kabakulak olup kulak tözün şişti mi?
Meres kazanının karası,eyi geldi mi?
Korkunca da sandal yağı içtin mi?
İşin gücün rastgelsin,sen Kilisli değilsin.!

Kuşluk vaktı,kabaltından geçtin mi?
Bir şiliften tüylü ecir seçtin mi?
Ayran kaşığından,koruk salata içtin mi?
Deştiye uğraşma!Sen Kilisli değilsin!

Komşu eşşeğinden, değirmene gettin mi?
Salda, depiğinden şirelik üzüm ezdin mi?
Havlıda, kırmızı yimeniyle gezdin mi?
Heç çalkanma,sen Kilisli değilsin!

Fıtır ekmeğine,salça zeyit çaldın mı?
Mısekkeğeye devlisi gün,bulgur attın mı?
Telbis bekmezine,tahne şirik kattın mı?
İsral etme yorum!Sen Kilisli değilsin!

Sen güveyi gezdirdin mi?Gezdin mi?
Allah bilir ya!Sen cillede bilmedin!
Oturtmaya gidip,bir topak da içmedin!
Meşkef olma ağe!Sen Kilisli değilsin!

Dört tiyek arasına,sergi serdin mi?
İki şapta arasına germeç gerdin mi?
Kız evine iki onluk,kalın verdin mi?
Yukalma yorum,sen Kilisli değilsin?

Anag,cebine,beş barmaktan şeb verdi mi?
Ataşa,üzerlik attıda, üzerinden geçtin mi?
Kurşun döküp, mehsimin dışlığı yok, dedi mi?
Vallahide değilsin,billahide sen Kilisli değilsin!

Senin anan,musluğa henifi der mi?
Dışkapınızın enehteri,kellebi değil mi?
Marulunuz hes,kediniz de pisik mi?
Hıcıl olma!SenKilisli değilsin!

Kürbiyyenizde ölbeniz sındılı mı?
Loğdurunuz,çatınız,havışta asılı mı?
Sen heç,kuyuya çangal çaldın mı?
Anam ettikliyin,-Ülüm sitir ede..değilsin!

Benim anam,küllü sudan don yurdu.
Her gün leğençeden hamur yoğururdu.
Maşallah!Oniki de uşak doğurdu!
Müsaade edin amma!Ben Kilisliyim!

Askere giderken anan zılgıt çaldı mı?
Baban davulu zurnayı havışa aldı mı?
Bacın da kuş barmağına kına yaktı mı?
Bacım ettikliyin!_Kırtçala!Sen Kilisli değilsin!

Nar bekmezsiz,heç, lahmacun olur mu?
Koruk salatasına hıtta ecir konur mu?
Kırık kudamasız, ecir dolma olur mu?
Acemi loze!Sen Kilisli değilsin!

Gerebici çiğ helva ile çok yidin mi?
Bayram günü bey olup,seri yere verdin mi?
Ancak devlisi gün salangaca bindin mi?
Bilmong ağo bilmong!Sen Kilisli değilsin!


_Akbili cümle cahallara da..Dost..Dost!
_Allah başacak sevindire..Dost..Dost!
_Allah sonlarını getire..Dost..Dost..Ehee!
Yoh..Yohh!Nedir bilin mi?Sen Kilisli değilsin!

Güveği gezerken,iğne kıyyık yedin mi?
Kız evine kırk bohça keleet verdin mi?
Kırk sini şirincelikle,teşekküre gettin mi?
Iğribe olma babe!Sen Kilisli değilsin.

Yedi Aralıklarda,abe,şalvar geydin mi?
Gerekirse,çete olup düşmanı yere seren mi?
Vatan için,canını seve seve verin mi?
İman ettim ağe!Sen Kilislisin.Kilislisin!!

M.Yaşar Üzel.

****

AKASYA DALLARI
Akasya dalları rüzgar estiği zaman senin adını söylüyordu.
Yapraklara sorduğumda hepsi birden onu kırma diyordu.
Bir an durup akasyaya baktım gülüyordu.
 
Gülerek bana sevmeyi unutma
Sevki gönlün umut u unutmasın.
Hayallerini yalnızlıklarında aramasın
Sev ki neşe baharlarında sevgi kelebekleri kırlarda değil
Gönül bahçelerinde uçsun.
Yeni doğan kuşlar şarkı söylemeyi
Senin gözlerinde şefkatle öğrensin.
 
 
Akasya beni gölgesine çağırdı aniden
Gel gel ki yaşadığım sevgileri hisset
Hisset ki hislerin hissedebileceğinden büyük olsun.
Sevgilerin en yücesinin gözlerde mutlu bir tebessümde olduğunu hissedebilesin.
 
Bir an durup ikimizde birbirimize güldük.
Aynı duyguları birbirimize söylüyorduk.
O konuşuyordu ben yaşıyordum.
O yaşamıştı ben yaşayacaktım.
 
Ertugrul Barutcu

******

ACILAR ICINDE
Gecelerin sonsuz karanlığında;
İlerleyen bir sevgi yıldızı gibi
Yine hep yine yol alıyorum çığlıkların arasında
İnsanlar artık mekan içinde değiller belki
Ama eksik kalan sevgilerini görüyorum.
Yaşları ilerlemiş fakat yalnız kalmış insanların
Kendilerine verilmiş sözde makamların bilinçsizliği içinde
O sırada kardeşlerimi düşünüyorum, kendi kardeşlerimi;geride bizden kimseyi bırakmayacak çığlıklar ve acılar dünyasındaki asil savaşçıları
Milyonların içerisinde onlarla ifade edilen sevgi ve gül kardeşliğimizi
Bencilliğin ve dünya mantığının olmadığı sevgi cennetimizi
Çok sevildiğim kadar sevmek istiyorum…
Asil bir Şövalyenin sevdiği gibi
Benden öncekilerin sonsuz sevdikleri gibi
Bazen kendimi hayal dünyamda buluyorum sonsuz mutlulukla;
 
O asil kadını;onu sevmeye çalışıyorum
Geçmişimle hesaplaşarak onun hesap sormasından korkarak
Uzun boyu ve uzun saçlarıyla
Dik duruşuyla;
Zarafetin ve endamın konuşarak sesinin konuşmadığı o asil kadını
Onla birlikte bu dünyanın garip olan bu dünyanın garipliklerini görmeden
Onla yaşayıp onla ölmeyi düşlüyorum.
 
Düşlerimde öbür dünyanın güzelliklerini görüyorum sanki yaşayarak
Bu dünyanın gri renklerinin olmadığı dünyayı
Daimi ışığın ve sevginin olduğu zamanın tanımsız olduğu 
O dünyadaki sevgiyi arıyorum.
Basit ve sade yaşayan sevgi insanlarının
 
O çok yakınımda duruyor.
Fakat engellerin arkasında
Ona konuşamıyorum haykırmak istiyorum durmaksızın onu istediğimi söylemeyi
Korkularım engel oluyor.
Ne yapacağımı bilemiyorum o an.
Ne yapmalıyım karşıdan mı beklemeliyim ilk hareketi
Büyük kararlar veren insanlar hakkında o insan
Yani ben!
Kendi kararımı veremiyorum …
Sadece Hüzünle gülümsüyorum acılar içinde   
Ertugrul Barutcu
                                                                     

*****

ALLAH VERSİN..!

Kırk dilek tuttum.
Kırk kapı çaldım.
_Allah versin..!
Dediler.
_Kim o..!
Bile, demediler.
Ben garibim.
Gurbet bana yar oldu.
Hasret yoldaşım oldu.
Ben yolcuyum,dedim,
Kırk kişiye.
_Istıfıl ol..!
Dediler.
Ben Kilise vurgunum.
Ben gurbet vurgunuyum.
_Sen delisin..!
Dediler.
Bana deli,dediler.
İşin, gücün,rast gelsin.
Güle,güle..!
Dediler.

M.Yaşar Üzel.
 
Sitemize Hosgeldiniz..
 








Türk ve Dünya Tarihinde Yaşanan Olaylar
 

DUYURU PANOSU

---Hosgeldiniz---

Kilis Kent Gazetesi , Herkese Hayirli Bayramlar Diler...
---47 YILDIR Kilis"in ,Kilisli"nin Sesiyiz---

Sitene Ekle

 
TV'de Bugün
 
 
Bugün 3 ziyaretçi (4 klik) kişi burdaydı!
Gazetelinki.com Araba Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol